Buyurun Misafirim Olun - Bir ^.^

 
 

     2017`nin Nisan ayından beri yazan sevgili blogger arkadaşımız herteldenşef ´´Buyurun Misafirim Olun`` çağrıma ilk yanıt veren oldu. Hatta epey şaşırdım bu kadar çabuk yanıt almaya diyebilirim.
     Ben herkesi kendim gibi ´´kısa yazar gönderirler bir şeyler`` diye düşünürken sanırım içinde dolup taşana hakim olmayıp ortamını bulunca döktürmüş arkadaşımız. Valla iyi de yapmış ^.^ amaç da buydu zaten.
     Yazılarıyla bana ulaşmak isteyenler hatcepsut@gmail.com adresine mail atabilirler.
     Teşekkürlerimi sunarak sözü kendisine bırakıyorum.

    Bugün de ‘Mış’ Gibi

    Misafir bloggerlık meselesi -özellikle birkaç haftadır- öylesine dikkatimi çekiyordu ki önüme sevgili Arada Saçmalamak Lazım aracılığıyla çıkan bu fırsatı kaçırmak istemedim. Kendisine öncelikle teşekkür ediyorum. 😊 Ben işi kolay sanıyordum meğer baya düşünmek gerekiyormuş. Bir beş dakika 'ne yazsam ne yazsam' diye gidip geldim. Sonra 'en iyisi içinden gelenleri yaz be kızım, ölümlü dünya' deyiverdim. Ve ortaya böyle bir şey çıktı..

    Son zamanlarda her şey üst üste geliyor bu aralar. Bazı günlerin yoğunluğuna neredeyse dayanamayacak gibi oluyorum. Bir yerlerden kesip artırıp bir beş dakika bulayım da gideyim kahvemi içerken canımın çektiği havuçlu kekten yine bir tadayım diye düşünüyorum. Yolda yürürken umarsızca davranan ergenlere, yol verdiğini düşünen ama biraz daha çabalasa kafama çıkacak(!) 'rohohahhohuhiee' gibi absürt gülüşler sergileyen kodamanlara, sigara dumanını ısrarla üzerime üflemekten vazgeçmeyen yeşil gömlekli adama, ağzındaki sakızı on kaplan gücünde çiğnemeyi başaran ve topuklusuyla yürüyemeyen kıza 'eeh yetti be!' gibi sessiz bir çığlık atmak istiyorum mesela. Müşteri hizmetlerindeki 'lütfen bekleyiniz, lütfen bekleyiniz, lütfen bekley..' diye kendinden geçmiş kızı bulup derdini dinlemek istiyorum. Eminim o da şu çilekeş hayatın sillesini yemekten hiç hoşnut değildir. Ya da 'nasıl da oyalıyorum insanları yaşasın ben' diye içten içe keyifleniyordur kim bilir..   
      Eskisine kıyasla neredeyse asırda bir(!) görüşebildiğim arkadaş grubunda tek konunun yüksek lisans- akademik hayat olmasından dolayı hissizleşmiş durumdayım bence. Aynı konuları neden çevirip çevirip konuşuyoruz anlamış değilim, sonra kabuğuma çekilince de kendimi sanki lordun kızıymışım da muhabbete burun kıvırıyormuşum gibi hissediyorum -ki büyük ihtimal onlar da hissediyordur-. Denize düşen yılana sarılır modu literatürden kalksın istiyorum. Aydınlık günlerde 'aman cicim ölümüne kardeşiz' yargılarının ışıklar sönünce 'sen aslında şusun busun bunlarsın' tarzı bir evrilme yaşamasına hem sitem ediyor hem de pek önemsemiyorum aslında. Bazen yorgun bıkkın bazen huzurlu eve dönmüşken her TV açışımda tek gördüğüm şeyin survivor zımbırtısı olmasını istemiyorum. Gerçi türlü çeşit manasız program arasından belki survivor kötünün iyisidir de, neyse işte. 
    Geçiş dönemi mevsimlerinin belirsizliğinden galiba nefret ediyorum. Ne giyileceğinin beş bilinmeyenli bir denklem olduğu şu günlerin acilen net bir mevsime geçiş yapmasını diliyorum. Instagramın en kısa zamanda kendisine bir çeki düzen vermesi lazım zira herkes, her şey birbirine girmiş durumda ve şu anlık hikaye paylaşım zamazingosunun amacına uygun kullanılmasını gönülden istiyorum. Aynı paylaşımı her platformda paylaşanlara para cezası uygulansın mesela, nasıl?!
    Ayy düşündüm de bu isteklerin hiçbiri gerçekleşmeyecek ve ben de her geçen gün aynı kelimeleri savurmaktan heralde bir yerlerde devreleri yanmış vaziyette tarihe gömüleceğim. Ama büyük bir istikrarla 'ıh cınım ivit ivit' şeklinde çiçek çocuk- muş gibilere de devam etmeyi bir borç bileceğim. Mukadderat.. 
    Sahi şu dünyada her nefes alıp verişimizde '-mış gibi' ler hiç bitmeyecek değil mi?


    Blogger arkadaşımızın diğer yazılarına aşağıdaki linkden ulaşabilirsiniz.




10 yorum:

  1. Que maximo amei a postagem, obrigado pela visita.
    Blog: https://arrasandonobatomvermelho.blogspot.com.br
    Canal:https://www.youtube.com/watch?v=DmO8csZDARM

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel yazmış amaa.Bütün dediklerine katılıyorum yaa.Bıktım ben de.Özellikle televizyon programları ve mevsim konusuna katılıyorum.
    Hava şu an burada çok kötüüü :/
    Sanırım ben de katılacağım bi ara bu misafir bloggerlığaa ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buraya neredeyse yaz geldi ^.^ Güneyden Güneşli günler göndereyim sizlere. Her zaman beklerim. Sevgiler.

      Sil
  3. hi hi çokoş anlatmış yaaa :)

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir anlatım ve yaşamdan kesit, severek okudum. ellerinize sağlık. Ev sahibinin de kesesine bereket böyle bir ziyafet sunduğu için. Hoşça kalın.

    YanıtlaSil

Bilgi

*Burada ki yazıların hepsi (konuk bloggerlar hariç) bana yani blog yöneticisine hatcepsut (Fulya Erdoğan) aittir. Hikayeler başka bir yerde kullanılamaz.
*Yorumların sorumluluğu yorumcunun kendine aittir.
*Güncellenen konuların başlıklarının yanına + işareti konulmuştur.
*Fotoğraf ve resimlerin üzerinde @hatcepsut olanlar, kendi çekimlerim ve tasarımlarım olur.

Newsletter Sign up

Bana Ulaşmak İsteyenler

Ad

E-posta *

Mesaj *

Copyright © 2013 Arada Saçmalamak Lazım ^.^ Download Blogger Templates